İnternette Yayınlananlar

1-) Prof. Dr. Murat Şen Kayseri’nin gururu oldu

Prof. Dr. Murat Şen, 20 Temmuz 2015 tarihinde dünyanın en prestijli kuruluşlarından Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Akademisi üyeliğine seçildi. Dünya çapında 724 üyeye sahip Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Akademisi’ne Türkiye’den şu ana kadar seçilen akademisyen sayısı sadece 10 kişi. Akademinin Türk delegasyonunda Prof. Dr. Ergun Özsunay gibi saygın hukukçular yer alıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Şen; “Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Akademisi (International Academy of Comparative Law), dünyadaki hukukçuları bir araya getirerek, hukuk sistemlerini konu alan, hukukun uygulanması, araştırılması ve oluşturulması faaliyetlerinde bulunuyor; bu bağlamda, yasama reformları, yargısal içtihat ve bilimsel görüş içerikli akademik etkinlikler yürütüyor ve evrensel nitelikteki eserlerin yayınlanmasını üstleniyor.” dedi. Karşılaştırmalı Hukuk alanında yaptığı çalışmalarla Akademiye kabul edilen Prof. Dr. Şen, bu üyeliğin kendisi ve ülkesi için gurur verici olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “1924 yılında kurulan Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Akademisi ilk genel nitelikli kongresini 1932 yılında gerçekleştirmiş, bunu savaş sonrasında düzenli bir şekilde ve yakın aralıklarla devam ettirmiştir. Örneğin 1973’de Kanada’da tüketicinin korunmasına ilişkin hukuki sorunları tartışmıştır. Son kongresini Viyana’da geçen yıl yapan Akademi, 20. genel kongresini ise Japonya’nın Fukuoka şehrinde gerçekleştirecek. Bu toplantılarda hukukun en güncel sorunları ele alınıyor, yeni hukuki yapılar ve gelişmeler tartışılıyor.” Günümüzde yedi yüzden fazla üyeye kavuşmuş durumda bulunan, kendisini “akademisyenlerin vücuda gelmiş hali” olarak tanımlayan ve bu alanda en iyi karşılaştırmalı hukuk bilginlerine sahip bulunan Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Akademisi kuruluş tüzüğünün 2. maddesine göre “hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı analizini” amaçlamış. Bu kuruluş tüm hukuki disiplinleri karşılaştırmalı hukuk bakış açısı altında ele almakla ilgileniyor. Akademi’ye, akademisyenlerin yanı sıra uluslararası yargı mensupları (hakim ve savcılar) da üye seçilebilmekte. Bu durum, akademinin dikkatini yalnızca bilimsel etkinliklere değil aynı zamanda hukuk pratiğine de yönlendirdiğini yansıtmakta. Günümüzde bu bilimsel organizasyonlar Amerika, Almanya ve İtalya’da devam etmektedir. Kaynak: http://www.kar360.com/prof-dr-murat-sen-kayseri-nin-gururu-oldu_d22768.html http://www.kar360.com/prof-dr-murat-sen-kayseri-nin-gururu-oldu_d22768.html


2-) İş yeri hastalığı mobbing’e dikkat

OSMANİYE – Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, her tür iş yeri ve işin görüldüğü her yerdeki personelin mobbing’e taraf ya da bunun mağduru, faili, gerçekleştireni olabileceğini söyledi.
OSMANİYE – Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, her tür iş yeri ve işin görüldüğü her yerdeki personelin mobbing’e taraf ya da bunun mağduru, faili, gerçekleştireni olabileceğini söyledi.Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) ve Osmaniye Barosu’nun katkılarıyla, ‘İşyerinde Psikolojik Taciz: Mobbing’ konulu seminer düzenlendi.Prof. Dr. Alper Akınoğlu Amfisi’nde gerçekleştirilen panelin oturum başkanlığını Osmaniye Baro Başkanı Hüseyin Sezgin yaptı. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Doğan’ın panelist olarak katıldıkları programda, “mobbing” kavramının bilinmeyenleri anlatıldı.Baro Başkanı Avukat Hüseyin Sezgin, açılış konuşmasında, henüz 14 senelik il olan Osmaniye’de, bir iş yeri hastalığı olan mobbing konusunun tartışılmasının, ilin gelişmesinin bir göstergesi olarak gördüklerini ve buna vesile olanlara minnet duyduklarını söyledi. Mobbing’in, son beş altı yıldır Türkiye’de söz konusu bir kavram olduğunu belirten Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, mobbingin Türkiye’de, psikolojik, duygusal ve manevi taciz anlamlarına geldiğini ifade etti. Mobbing’in Türkçe karşılığı olarak Türk Dil Kurumu’nun ‘Bezdiri’ kelimesini uygun gördüğünü ve bu şekilde ifade etmeye başlandığını aktaran Murat Şen, “Mobbing, psikolojik şiddet, kuşatma, taciz yani aciz bırakma, rahatsız etme, sıkıntı verme anlamlarına gelen bir kavram. Tanımı yapılırken zorluklarla karşılaşılıyor. Mobbing, bir kişi tarafından yapılabileceği gibi bir kaç kişi tarafından da gerçekleştirilebiliyor. Mobbing’in nedeni, düşünceden, inanç ayrılığından kıskançlıktan, cinsiyetten kaynaklanabiliyor.” dedi. Her çalışanın mobbinge taraf ya da yapanı olabileceğini belirten Şen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üzerinde durulması gereken birinci husus mobbingin, tekrarlanan ve uzun zaman devam eden sistematik davranışlar olmasıdır. İkinci unsur ise kişilik haklarına yönelik olarak sürdürülmesi ve asıl amacı da kişiyi o ortamdan uzaklaştırmaya, iş yerinden ayrılmaya veya o toplum içerisindeki gurup içerisindeki kişilerden soyutlanmaya çalışılması, bunu yaparken de hukukun ve ahlakın izin vermediği şekilde düşmanca, alaylı davranışlarla ve onur kırıcı davranışlarla yapılması önem taşıyor. Basında mobbing konusunda yer alan haberlerin istatistiklerinin aktarıldığı panelde, yargıda mobbing konusunda yer alan maddi ve manevi tazminat konuları hakkındaki bilgiler, örnekleri ile aktarıldı. Kaynak: http://www.basakgazetesi.com/haber/45529/is-yeri-hastaligi-mobbinge-dikkat

3-) Prof. Dr. Murat Şen, “Biz Ahilik diyoruz. Ahilik’te, kardeşlik, cömertlik, birlik ve fütüvvet olgusu var.” 24 Eylül 2013 Salı 13:15

Ahilik Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen ‘3. Uluslararası Ahilik Sempozyumu’ Melikşah Üniversitesi’nde başladı.
Melikşah'ta Ahilik Sempozyumu Başladı

Ahilik Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen “3. Uluslararası Ahilik Sempozyumu” Melikşah Üniversitesi’nde başladı. İki gün sürecek sempozyumda, Ahiliğin ilkeleri ve günümüze yansımaları her yönüyle ele alınacak.

Sempozyumun açılışında konuşan Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut D. Mat, Ahiliğin, Türk toplumunun gelişmesinde, Türk kültürünün yayılmasında ve Osmanlı’nın bir cihan devleti olmasında çok büyük etkisi olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Mat, “Ahilik ilkelerinin günümüzde de toplumumuzda ve iş dünyasında yerleşmesi büyük önem arzetmektedir. Ahiliğin tekrar günümüze yerleşmesiyle Türk toplumunun dünyaya örnek olacağı kanaatindeyim. Ayrıca Ahilik ilkelerini genç kuşaklara aktarmamız gerekiyor. Bu nedenle, gelecek yılki eğitim-öğretim döneminde, ders müfredatımıza Ahilik ve Meslek İlkeleri başlıklı dersi koymayı kararlaştırdık. Böylece Ahiliğin prensiplerini gelecek kuşaklara aktarmayı planlıyoruz” dedi. Ahilik Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen sempozyuma Kayseri dışından pek çok bilim adamının geldiğini ifade eden Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Mustafa Alan, kutlama programının, Ticaret İl Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştiğini ve pek çok kurum ve kuruluşun desteklediğini bildirdi. Alan, “Kayseri’de her bir işimizi el birliğiyle, birlikte yapıyoruz. Ayrıca Kayseri bir hayırseverler şehri. Üniversitelerimizde pek çok hayırseverimizin katkısı var. Rahmetli Kadir Has, ‘Servetinle değil, hayrınla övün’ derdi. Kendisini yılın Ahisi seçmiştik. Bana, birliğe ne istediğimizi sordu. Ben de ‘Senin sağlığın’ dedim. Yaptıkların için seni yılın Ahisi seçtik, yapacakların için bir avans vermedik dedim” diye konuştu. Sempozyumun açılışında daha sonra bu yıl Kayseri’de ve Türkiye’de Yılın Ahisi seçilen terzi ustası Mahir Solak kürsüye geldi. Mahir Solak, “Ben 63 yıllık terziyim. Beni yılın Ahisi seçtiler. Çok teşekkür ediyorum. Bütün esnaf arkadaşlarımın da Ahi olmasını diliyorum” dedi. Kayseri Ticaret İl Müdürü Alaaddin Fırat da, Ahilik Haftası’nın, Ticaret Bakanlığı’nın öncülüğünde bütün Türkiye’de kutlandığını, bu yıl da her ilde kutlamalar yapıldığını belirterek, “Melikşah Üniversitesi’nde yapılan bu sempozyumun da faydalı olacağına inanıyorum. Kutlamaların son gününde, Kırşehir’de bir program düzenlenecek ve sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da katılacak” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından ilk panele geçildi. İlk panelin yöneticisi Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, sempozyumda Ahiliğin pek çok yönüyle ele alınacağını ifade ederek, “Biz Ahilik diyoruz. Ahilik’te, kardeşlik, cömertlik, birlik ve fütüvvet olgusu var” dedi. Panelin ilk konuşmacısı Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Şevki Aydın, Ahilik teşkilatının İslam Medeniyeti içerisinde özgün yapısıyla bilinen bir teşkilat olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Tarihe bakışta ciddi sorunlar yaşayan bir milletiz biz. Tarihi olguları incelemek çok zor. Çünkü bir defa yaşanmış ve geçmiş. Tarihi tekrar ettirmek de mümkün değil. Ahilik herşeyden önce bir tarihi olgudur. Tarihte kalmış bir örgüttür. Öncelikle o tarihi olgu içinde doğru bakmamız gerekiyor. Bugünün penceresinden bakarak Ahiliği değerlendirirsek doğru yapmayız. Onu kendi şartları içerisinde doğru anlamamız gerekir. Anladıktan sonra da onu günümüze nasıl taşıyacağımızın, bizim zamanımıza nasıl getireceğimizin hesabını, kitabını yapmamız gerekiyor. Tarihi bir yapıyı, olguyu olduğu gibi günümüze taşımak mümkün değil. Ahilik kültürünü oluşturan ilkeler ise tarihsel değil, evrenseldir. İşte onu yani Ahilik kültürünü günümüze taşımanın yollarını aramalıyız. O günün şartlarında iş ahlakını üreten Ahilik teşkilatı, bugün nasıl örgütlenmeli sorusu son derece önemli. Nasıl bir sistem getirmeliyiz? Yani o zamanki yapıyı olduğu gibi taşıyarak, Ahilik teşkilatının ortaya koyduğu ürünleri elde edemeyiz. O zaman Ahilik teşkilatının o sistemizasyonunu, organizasyonunu günümüze nasıl taşıyacağımızı düşünmemiz gerekiyor.” Bu arada, sempozyumun açılışında Türkiye’de yılın Ahisi seçilen terzi ustası Mahir Solak’a, Prof. Dr. Mahmut Özdevecioğlu tarafından plaket verildi. – KAYSERİ

Kaynak: 1-) http://www.haberler.com/meliksah-ta-ahilik-sempozyumu-basladi-5099809-haberi/   2-) https://issuu.com/meliksahuniversitesi/docs/gazete-sayi_1


4-) Demokratikleşme Paketi, Prof. Dr. Murat Şen’in moderatörlüğünü yaptığı Demokratikleşme Paketi konulu panelde tartışıldı.

11 Kasım 2013 Pazartesi 10:36

Melikşah Üniversitesi, Genç Aydınlar Kulübü Tarafından Düzenlenen Ve Ünlü Yorumcu Prof. Dr. Atilla Yayla Ve Yazarlar Gülay Göktürk Ve Şenol Kaluç’Un Katıldığı Demokratikleşme Paketi Konulu Panelde, Çeşitli Güncel Sorunlar Ele Alındı.
Tarih: 2.11.2013 

Melikşah Üniversitesi, Genç Aydınlar Kulübü Tarafından düzenlenen ve ünlü yorumcu Prof. Dr. Atilla Yayla ve yazarlar Gülay Göktürk ve Şenol Kaluç’un katıldığı Demokratikleşme Paketi konulu panelde, çeşitli güncel sorunlar ele alındı. Son aylarda Türkiye’nin her alanda gündeminden düşmeyen bir konusu haline gelen çözüm süreci ve iktidarın demokratikleşme paketi, Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi konferans salonunda Prof. Dr. Murat Şen’in moderatörlüğünü yaptığı Demokratikleşme Paketi konulu panelde tartışıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla, “Türkiye’nin yeterince demokratikleşememesinin sebebi, yeterince liberalleşememesidir. İnsan hak ve hürriyetleri kavramı Türkiye’nin toplumsal ve siyasal kültürünün derinlerine kök salsaydı eğer daha kolay demokratikleşirdi” dedi. Öğrenciler tarafından yorumları en çok merak edilen konuşmacılardan biri olan Bugün gazetesi yazarı Gülay Göktürk; AK Parti hükümetinin son on yılda yaptığı reform stratejisinin ders olarak okutulması gerektiğini vurguladı. Göktürk, “Türkiye’de siyasetçiler ilk kez biz bu PKK sorununu ve kürt meselesini nasıl çözeriz sorusunu sorup cevabını arama lüksüne Balyoz ve Ergenekon gibi davalardan sonra ordunun siyasetin göbeğinden çıkarılmasıyla sahip oldu” diye konuştu.

 Kaynak: http://www.manisaanahaber.com/haber/demokratiklesme-paketi-meliksah-ta-tartisildi/-166144.html
http://www.haberler.com/demokratiklesme-paketi-meliksah-ta-tartisildi-5289272-haberi/
http://www.sondakika.com/haber/haber-demokratiklesme-paketi-meliksah-ta-tartisildi-5254416/

 


5-) Prof. Dr. Murat Şen, “Bu tür uygulamalar, öğrencilerin teoride gördüğü bilgileri pratiğe dönüştürmesini sağlıyor. Uygulamalı eğitim yaparak öğrencilerin adliyedeki havayı solumalarını sağlıyoruz.”

Sanal duruşma gerçeğini aratmadı. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapılan ‘sanal duruşma’ gerçeğini aratmadı.

Sanal duruşma gerçeğini aratmadı

Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Evrensel Hukuk ve Adalet Kulübü (EHAK) öğrencileri tarafından, fakültedeki mahkeme salonunda sanal duruşma yapıldı. Sanal duruşmaya, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen de katıldı. Öğrenciler tarafından kurgulanan ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçunun dava konusu edildiği duruşma; hakim, savcı, avukatlar, sanıklar ve tanıkları ile gerçek bir mahkemeyi aratmadı.

Sanal duruşmada hazır bulunan Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, “Bu tür uygulamalar, öğrencilerin teoride gördüğü bilgileri pratiğe dönüştürmesini sağlıyor. Uygulamalı eğitim yaparak öğrencilerin adliyedeki havayı solumalarını sağlıyoruz. Türkiye’de bir ilk olan bu uygulama, öğrencilerin iyi yetişmesine katkıda bulunuyor. Duruşmayı hazırlayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum” dedi. Kaynak: http://www.iha.com.tr/haber-sanal-durusma-gercegini-aratmadi-266572/ http://www.memurlar.net/haber/348160/

6-) Prof. Dr. Murat Şen, uzun süredir uygulamada olan Borçlar Kanunu’nun miadını doldurduğunu, geçiş sürecinin sorunsuz olarak atlatılabilmesi amacıyla bu tür sempozyumların sayısının artırılması gerektiğini söyledi.

Borçlar Kanunu 2012 Temmuz ‘da yenileniyor.
KAYSERİ
Borçlar Kanunun özel hukukun temelini oluşturan Türk Medeni Kanunu’nun Beşinci Kitabı ve onun tamamlayıcı bir parçası olup, kişiler arasındaki borç ilişkilerini düzenlediğini vurgulayan Şen, 2012 yılının Temmuz ayında yürürlüğe girecek kanunla uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesine yönelik çok önemli değişiklikler yapıldığını vurguladı. Şen, “Özellikle sosyal ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle, Borçlar Kanunu’nda yer alan sözleşme özgürlüğü ilkesine istisna getiren, sözleşmenin kurulmasından önce soyut ve tek yanlı olarak hazırlanan, görüşme ve pazarlık yapılmasının söz konusu olmadığı, “genel işlem koşulları” olarak adlandırılan tipik sözleşme koşulları karşısında kişiler, 6098 sayılı Kanunla koruma altına alınmıştır. Yine uygulamada, sorunlu alanlar olarak görülen faiz oranları ile kefalet ve kira sözleşmelerine ilişkin kapsamlı düzenlemelere yer verilmiştir.” dedi. Şen,  544 madde ve 1 geçici maddeden oluşan 22 Nisan 1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanunun, 8 Mayıs 1926 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak ve 743 sayılı Türk kanunun medenisi ile birlikte 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirtti ve uzun süredir uygulamada olan Borçlar Kanunu’nun miadını doldurduğunu, geçiş sürecinin sorunsuz olarak atlatılabilmesi amacıyla bu tür sempozyumların sayısının artırılması gerektiğini söyledi. Kaynak: http://www.iha.com.tr/haber-borclar-kanunu-2012-temmuz-da-yenileniyor-205490/

7-) Prof. Dr. Murat Şen: Yeni anayasada hak arama yolları açık olmalı

6 Ekim 2011

KAYSERİ – Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, siyasilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun gündeminde olan yeni anayasanın sivil bir anayasa olması itibarıyla önemli olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Murat Şen, hazırlanacak yeni anayasada hak arama yollarının ön planda tutulması gerektiğini belirterek, “Hiçbir istisnaya yer vermeden herkese bütün hak arama yolları açık olmalıdır.” dedi. Prof. Dr. Murat Şen, Anadolu Hukuk Derneği (AHUDER) Başkanı Avukat Süleyman Gürkök ile düzenlediği basın toplantısında, yeni bir anayasanın çerçevesinden bahsetti. Bu konuda Melikşah Üniversitesi olarak yeni bir anayasa ile ilgili yabancı akademisyenlerinde katılacağı ‘Uluslararası Anayasa Sempozyumu’ düzenleyeceklerini söyledi. Şen, buradaki konuşmaların yeni bir anayasanın içeriğinin nasıl olması gerektiği yönünde olacağını aktardı. 60 yıl boyunca tepeden inme anayasalarla bir ülke yönetiminin ilk kez sivil anayasa yapılmasının artık kaçınılmazlığına dikkat çekti. Prof. Dr. Şen, sivil bir anayasanın sorunların çözümü noktasında anında bir katkıda bulanacağı beklentilerinin de doğru olmadığına anlatarak, “En azından sivil toplum örgütlerinin ve katılımcı bir yönetimle yeni bir anayasa hazırlanması önemlidir. O nedenle, yeni anayasada ifade özgürlüğü bağlamında bireylerin, tam düşüncelerini, şiddet ve cebir yoluna başvurmaksızın serbestçe ifade edebilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. İlahi metinler gibi ‘Değiştirilemez’ nitelikli hükümler içermemelidir. Hak arama özgürlüğü kapsamında hiçbir şekilde hiçbir istisnaya yer vermeyecek şekilde bütün hak arama yolları açık olmalıdır. Kaldı ki, bu özgürlük hukuk devletinin olmazsa olmaz bir unsurudur.” dedi. Şen, anayasa metinlerinin olabildiğince kısa, çok açık ve net ifadelerle kaleme alınması, değişik anlamlara gelebilecek esnek kelime ile cümlelerin içermemesi gerektiğine vurgu yaptı. Anayasada bireysel başvuru hakkının sadece Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’ndeki haklarla sınırlandırılmaması, anayasada yer alacak olan bütün hak ve özgürlükler için bu yolun açık tutulmasına dikkat çekti. Kaynak: (CİHAN) http://www.gazetegercek.com/yeni-anayasada-hak-arama-yollari-acik-olmali.html http://www.iyigunler.net/gundem/dekani-prof-dr-murat-sen-yeni-anayasada-hak-arama-yollari-acik-olmali-h32338.html


 

😎 Prof. Şen: İş Yeri Hastalığı Mobbing’e Dikkat

Prof. Şen: İş Yeri Hastalığı Mobbing'e Dikkat

Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, her tür iş yeri ve işin görüldüğü her yerdeki personelin mobbing’e taraf ya da bunun mağduru, faili, gerçekleştireni olabileceğini söyledi.

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) ve Osmaniye Barosu’nun katkılarıyla, ‘İşyerinde Psikolojik Taciz: Mobbing’ konulu seminer düzenlendi. Prof. Dr. Alper Akınoğlu Amfisi’nde gerçekleştirilen panelin oturum başkanlığını OsmaniyeBaro Başkanı Hüseyin Sezgin yaptı. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Doğan’ın panelist olarak katıldıkları programda, “mobbing” kavramının bilinmeyenleri anlatıldı. Baro Başkanı Avukat Hüseyin Sezgin, açılış konuşmasında, henüz 14 senelik il olan Osmaniye’de, bir iş yeri hastalığı olan mobbing konusunun tartışılmasının, ilin gelişmesinin bir göstergesi olarak gördüklerini ve buna vesile olanlara minnet duyduklarını söyledi. Mobbing’in, son beş altı yıldır Türkiye’de söz konusu bir kavram olduğunu belirten Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, mobbingin Türkiye’de, psikolojik, duygusal ve manevi taciz anlamlarına geldiğini ifade etti. Mobbing’in Türkçe karşılığı olarak Türk Dil Kurumu’nun ‘Bezdiri’ kelimesini uygun gördüğünü ve bu şekilde ifade etmeye başlandığını aktaran Murat Şen, “Mobbing, psikolojik şiddet, kuşatma, taciz yani aciz bırakma, rahatsız etme, sıkıntı verme anlamlarına gelen bir kavram. Tanımı yapılırken zorluklarla karşılaşılıyor. Mobbing, bir kişi tarafından yapılabileceği gibi bir kaç kişi tarafından da gerçekleştirilebiliyor. Mobbing’in nedeni, düşünceden, inanç ayrılığından kıskançlıktan, cinsiyetten kaynaklanabiliyor.” dedi. Her çalışanın mobbinge taraf ya da yapanı olabileceğini belirten Şen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üzerinde durulması gereken birinci husus mobbbingin, tekrarlanan ve uzun zaman devam eden sistematik davranışlar olmasıdır. İkinci unsur ise kişilik haklarına yönelik olarak sürdürülmesi ve asıl amacı da kişiyi o ortamdan uzaklaştırmaya, iş yerinden ayrılmaya veya o toplum içerisindeki gurup içerisindeki kişilerden soyutlanmaya çalışılması, bunu yaparken de hukukun ve ahlakın izin vermediği şekilde düşmanca, alaylı davranışlarla ve onur kırıcı davranışlarla yapılması önem taşıyor. Basında mobbing konusunda yer alan haberlerin istatistiklerinin aktarıldığı panelde, yargıda mobbing konusunda yer alan maddi ve manevi tazminat konuları hakkındaki bilgiler, örnekleri ile aktarıldı.


9-) “İşyerinde psikolojik taciz masaya yatırıldı.”

Meliksah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekani Prof. Dr. Murat Sen, her tür isyeri ve isin görüldügü her yerdeki personelin mobbing’e taraf ya da bunun magduru, faili, gerçeklestireni olabilecegini söyledi. Subemiz, Korkut Ata Üniversitesi ve Osmaniye Barosu’nun katkilariyla, ‘Isyerinde Psikolojik Taciz: Mobbing’ konulu seminer düzenlendi. Prof. Dr. Alper Akinoglu Amfisi’nde gerçeklestirilen panelin oturum baskanligini Osmaniye Baro Baskani Hüseyin Sezgin yapti. Meliksah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekani Prof. Dr. Murat Sen ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Murat Dogan’in panelist olarak katildiklari programda, “mobbing” kavraminin bilinmeyenleri anlatildi. Baro Baskani Avukat Hüseyin Sezgin, açilis konusmasinda, henüz 14 senelik il olan Osmaniye’de, bir isyeri hastaligi olan mobbing konusunun tartisilmasinin, ilin gelismesinin bir göstergesi olarak gördüklerini ve buna vesile olanlara minnet duyduklarini söyledi. Mobbing’in, son bes alti yildir Türkiye’de söz konusu bir kavram oldugunu belirten Meliksah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekani Prof. Dr. Murat Sen, mobbingin Türkiye’de, psikolojik, duygusal ve manevi taciz anlamlarina geldigini kaydetti. Mobbingin Türkçe karsiligi olarak Türk Dil Kurumu’nun ‘Bezdiri’ kelimesini uygun gördügünü ve bu sekilde ifade etmeye baslandigini aktaran Sen, “Mobbing, psikolojik siddet, kusatma, taciz yani aciz birakma, rahatsiz etme, sikinti verme anlamlarina gelen bir kavram. Tanimi yapilirken zorluklarla karsilasiliyor. Mobbing, bir kisi tarafindan yapilabilecegi gibi bir kaç kisi tarafindan da gerçeklestirilebiliyor. Mobbingin nedeni, düsünceden, inanç ayriligindan, kiskançliktan, cinsiyetten kaynaklanabiliyor” dedi. Her çalisanin mobbinge taraf ya da yapani olabilecegini belirten Sen, söyle konustu: “Üzerinde durulmasi gereken birinci husus, mobbbingin, tekrarlanan ve uzun zaman devam eden sistematik davranislar olmasidir. Ikinci unsur ise, kisilik haklarina yönelik olarak sürdürülmesi ve asil amaci da kisiyi o ortamdan uzaklastirmaya, isyerinden ayrilmaya veya o toplum içerisindeki grup içerisindeki kisilerden soyutlanmaya çalisilmasi, bunu yaparken de hukukun ve ahlakin izin vermedigi sekilde düsmanca, alayli davranislarla ve onur kirici davranislarla yapilmasi önem tasiyor.” Basinda mobbing konusunda yer alan haberlerin istatistiklerinin aktarildigi panelde, yargida mobbing konusunda yer alan maddi ve manevi tazminat konulari hakkindaki bilgiler, örnekleri ile aktarildi. Program, katilimcilara plaketlerinin takdim edilmesinin ardindan sona erdi. Kaynak: http://www.egitimbirsen.org.tr/%E2%80%98isyerinde-psikolojik-taciz%E2%80%99-masaya-yatirildi-/3524/140/detay-sube-haberleri


10-) “Türk Metal Sendikası Kayseri Şubesi Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen’i Ziyaret Etti.”

Türk Metal Sendikası Kayseri Şube Başkanı Ali Gökkaya ve yönetim kurulu üyeleri Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen’i makamında ziyaret etti. Üniversite-Sendika işbirliği konusunun ağırlık olduğu ziyarette, Endüstriyel ilişkilerde ve çalışma hayatında sendikaların önemi, endüstriyel ilişkiler, iş hukuku, çalışma hayatı sorunları ve çözüm arayışları konuları üzerinde karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette şube başkanı Ali Gökkaya Türk Metal Sendikasının ve Kayseri Şubesinin faaliyetleri konusunda bilgiler vererek, metal işçisi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaklarını ve gece gündüz çalışmaya ve hizmet etmeye devam edeceklerini dile getirdi. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen ise Türk Metal Sendikasının yaptığı hizmet ve çalışmalarından dolayı takdir ve tebriklerini dile getirerek bu güzel çalışmaların devamının gelmesi temennilerinde bulundu. 
Kaynak: Güncelleme : 07 Haziran 2013 14:00; İhlas Haber Ajansı

http://yurthaber.mynet.com/kayseri-haberleri/turk-metal-sendikasi-kayseri-subesi-meliksah-universitesi-hukuk-fakultesi-dekani-prof-dr-murat-seni-ziyaret-etti-910467


11-) Şen, düzenledikleri sempozyumun yeni anayasa hazırlık sürecinde önemli olduğunu söyledi.

“Amerikalı Hukukcu Thomas: Keyfiyet icabı kanunlar sekteye uğratılmamalıdır.” 10 Ekim 2011 – 12:55

KAYSERİ – Amerika Kansas City Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Jeffrey Thomas, Türkiye’de yeni anayasanın öngörülebilir, istikrarlı ve şeffaf olması gerektiğini söyledi. Thomas, “Ancak keyfiyet icabı, teknik söylemlerle kanunlar sekteye uğratılmamalıdır. Bu hususlara dikkat edilmelidir.” diye konuştu. Melikşah Üniversitesi ile Anadolu Hukuk Derneği (AHUDER), yeni anayasa çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla ‘Uluslararası Anayasa Sempozyumu’ düzenledi. Melikşah Üniversitesi hukuk Fakültesi’nde düzenlenen sempozyuma, Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reşit Özkanca, AHUDER başkanı Süleyman Gürkök’ün yanı sıra konuşmacılar ABD Kansas City Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Jeffrey Thomas, Melikşah Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Gül, ABD Brigham Young Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Brett Scharffs ve Doç. Kasım Karagöz katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen yaptı. Şen, düzenledikleri sempozyumun yeni anayasa hazırlık sürecinde önemli olduğunu ve Türkiye’de ilk kez geniş katılımlı sivil bir anayasa hazırlandığına işaret etti. AHUDER Başkanı Süleyman Gürkök, yeni anayasanın hazırlanmasında sivil toplum örgütü olarak kendilerine de görev düştüğünü ifade etti. Gürkök, yeni anayasada, bireysel hakların mutlaka ön planda tutulması gerektiğini ifade etti. Rektör Prof. Dr. Reşit Özkanca, 1982 Anayasa’sının bugüne kadar birçok maddesinin değiştirildiğini ve adeta yamalı bohçaya döndüğünü belirtti. Özkanca, bu değişikliklerin bile yetersiz kaldığını ve günümüz şartlarına göre yeni ve sivil bir anayasanın şart olduğunu anlattı. Açılış konuşmalarından sonra sempozyumun ilk oturumuna geçildi. İlk oturumda konuşan Prof. Jeffrey Thomas, Türkiye’deki mevcut anayasayı incelediğini belirtti. Thomas, mevcut anayasanın giriş ile olağanüstü hal ve askeri mahkemelerle ilgili maddelerini okuduğunu belirtti. Burada temel hakların gerektiği zaman alınabileceği söylemleri olduğunu hatırlattı. Oysa temel yasal ve temel haklar arasında yaşam ve mülkiyet hakları olduğuna dikkat çekti. Thomas, mevcut anayasada hukukun üstünlüğüne 5 kez vurgu yapıldığını belirterek, “Ancak hukuka saygı ve hukukun üstünlüğü ifadeleri önemlidir. İnsanlar, hazırlanacak yeni anayasada kendilerini görmeleri gerekir. Kültürel özelliklerinin olması lazım. Eğer bunlar olmaz ve insanlar kendilerini orada görmezse, yeni anayasayı benimsemez. O nedenle hukuka saygı ve hukukun üstünlüğünü mutlaka geliştirmeliyiz.” dedi. Jeffrey Thomas, yeni anayasada dikkat edilmesi gereken hususları ise şöyle sıraladı: “Farklı özellikler göz önüne alınmalıdır. Bu kurullar meşru ortamda olmalıdır. Nitelikle ilgili kurallar yer almalıdır. Bu kurulları insanlar anlamalı, meşruiyetini nereden aldığını bilmelidir. Şeffaf olmalıdır. İstikrarlı olmalıdır. İstikrarlı derken aynı kalmak anlamında değil. Değiştirilmesi mümkün olmalıdır. Ama bir o kadarda kolay olmamalıdır. Tutarlılık önemlidir. Öngörülebilir olmalıdır. Bazı ülkelerde yasama tarafından anayasa değiştiriliyor. Ama öyle olmamalıdır.” Mahkemelere erişimin kolay olması gerektiğinin altını çizen Thomas, yargıdaki kalitenin de önemine vurgu yaptı. Yargıdaki hakimlerin iyi eğitim almış, yasaları iyi bilmeleri gerektiğini ifade etti. Hükümetlerin müdahalesinin mümkün olmaması ve bağımsız olunması gerektiğini söyledi. Yargıdaki herkesin sorumluluk ve hesap verebilir düzeyde olmasının önemine işaret etti. Thomas, konuşmasının sonunda ise, yeni anayasa için 5 maddeden oluşan öneride bulundu: Yeni anayasada hukuk üstünlüğü vurgusunun yapılması ve olağanüstü hal ile askeri mahkemelerin dışarıda tutulması. Hukuka saygının geniş katılımla oluşturulması. Yeni anayasada tutarlı ve öngörülebilir maddeler içermesi. Uyuşmazlıkların çözümü ve yargı bağımsızlığının sağlanması. Adalet bakanının müdahalesinin kısıtlanması. Bireysel hak ve özgürlüklerin kanunlarla teminat altına alınması. Sempozyum, diğer konuşmacıların sunumlarıyla sona erdi. Kaynak: (CİHAN) http://www.gazetegercek.com/amerikali-hukukcu-thomas-keyfiyet-icabi-kanunlar-sekteye-ugratilmamalidir.html


12-) “Prof. Şen: İş yeri hastalığı mobbing’e dikkat”


17-) Türkiye’de Kadın” Paneli

 Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Türkiye’de kadın” konulu panel düzenlendi.

Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Türkiye’de kadın” konulu panel düzenlendi. Baro Seminer Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Baro Başkanı Fevzi Konaç, hayvanlara merhamet gösteren bir kültürün, inancın insanlarının insanlara özellikle de kadınlara karşı nasıl bu kadar acımasız hale geldiğinin düşünülmesi gerektiğini söyledi. Konaç, toplumdaki şiddete yakından şahit olan hukukçuların bu tür etkinlikler düzenleyerek yaşanan olaylar karşısında ses vermeleri gerektiğini belirtti. Moderatörlüğünü Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen’in yaptığı panelde, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat, Doğan Medeni Kanunda “kadın” adı geçen maddeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Başözen ise kadına şiddet konusunu ele aldı. Kaynak: http://www.haberler.com/turkiye-de-kadin-paneli-7043810-haberi/


18-) “Mobbing, baskı yöntemi ve psikolojik terördür”

24 Şubat 2012 Cuma 16:26

Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, mobbingin, bir veya bir kaç kişi tarafından, bir diğer kişiye yönelik olarak çok değişik sebeplerle, şiddet, hakaret, küfür gibi çalışma hayatıyla bağdaşmayacak ifadeleri içeren baskı olduğunu ifade etti. Şen, “Mobbingin psikolojik baskı yöntemi ve psikolojik terördür.” dedi. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından iş yerinde psikolojik taciz, “Mobbing” konulu seminer düzenlendi. Seminerde Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şen, ‘Mobbing’ kavramının bilinmeyenlerini anlattı. Mobbing’in son beş altı yıldır ülkemizde söz konusu bir kavram olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Şen, mobingin Türkiye’de, psikolojik, duygusal ve manevi taciz anlamlarına geldiğini ifade etti. Mobbing’in Türkçe karşılığı olarak Türk Dil Kurumu’nun “Bezdiri” kelimesini uygun gördüğünü ve bu şekilde ifade etmeye başlanıldığını aktaran Murat Şen, “Mobbing psikolojik şiddet, kuşatma, taciz yani aciz bırakma, rahatsız etme, sıkıntı verme anlamlarına gelen bir kavram. Tanımı yapılırken zorluklarla karşılaşılıyor. Mobbing, bir kişi tarafından yapılabileceği gibi bir kaç kişi tarafından da gerçekleştirilebiliyor. Mobbing’in nedeni, düşünceden, inanç ayrılığından kıskançlıktan, cinsiyetten kaynaklanabiliyor. Mobbing tanımı; Bir veya bir kaç kişi tarafından, bir diğer kişiye yönelik olarak çok değişik sebeplerle, şiddet, hakaret, küfür gibi çalışma hayatıyla bağdaşmayacak ifadeleri içeren, sistematik bir şekilde yapılan, kişiyi yıldırmaya, bezdirmeye, bıktırmaya yönelik, düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim yönetilmesi yöneltilmesi şeklinde ortaya çıkan psikolojik baskı yöntemi ve psikolojik terördür.” dedi. Her çalışanın mobbinge taraf ya da yapanı olabileceğini belirten Şen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üzerinde durulması gereken birinci husus mobbbingin tekrarlanan ve uzun zaman devam eden sistematik davranışlar olmasıdır. İkinci unsur ise kişilik haklarına yönelik olarak sürdürülmesi ve asıl amacı da kişiyi o ortamdan uzaklaştırmaya işyerinden ayrılmaya veya o toplum içerisindeki gurup içerisindeki kişilerden soyutlanmaya çalışılması, bunu yaparken de hukukun ve ahlakın izin vermediği şekilde düşmanca, alaylı davranışlarla ve onur kırıcı davranışlarla yapılması önem taşıyor. Buradaki konu işyerinde taciz, işyeri denildiğinde iş hukuku açısından sadece 4857 sayılı iş kanunu kapsamındaki işyerlerini anlamamak gerekiyor. Her tür iş işyeri, işin görüldüğü yer, sadece 4857 sayılı kanun değil, her tür kamu, özel, devlet memurları, memurların dışındaki personeller hepsi mobbinge taraf olabilir bunun mağduru olabilir, faili yapanı gerçekleştireni olabilir. Burada önemli unsur bağımlılık unsuru olmasıdır. Eğer biz işyerinde işverenle çalışandan bahsediyorsak yine bir bağımlılık unsuru var. Bir kamu sektöründe, bir akademisyenle onun başındaki yöneticiler tarafından bahsediyorsak yine bir bağımlılık unsuru var. Çalışma ilişkisinin bulunduğu bütün yerlerde az çok bir bağımlılık varsa birileri emir veriyor, diğeri bunu uygulamak durumunda kalıyorsa burada mobbingin olabileceğinden söz etmek gerekiyor.” Basında mobbing konusunda yer alan haberlerin istatistiklerinin aktarıldığı seminerde yargıda mobbing konusunda yer alan maddi ve manevi tazminat konuları hakkındaki bilgiler örnekleri ile aktarıldı.

Kaynak: http://www.aydinses.com/guncel/mobbing-baski-yontemi-ve-psikolojik-terordur-h109248.html


19-) Kayseri’de kurulan Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi, eğitim – öğretime 2008 yılında başladı.

Öğrencilerin klasik hukuk dersleri dışında siyaset bilimi, bilişim hukuku, gen hukuku, sağlık hukuku, Avrupa sözleşme hukuku gibi seçimlik derslerle donanımlarına katkıda bulunan ve yabancı hukuk sistemleriyle ilgili programlara da sahip olan üniversite öğrencilerinin çok yönlü ve başarılı hukukçular olmasını amaçlamaktadır. Hakimlik, savcılılık, avukatlık, noterlik, kaymakamlık, akademisyenlik ve daha bir çok meslekte geçerliliği olan bir fakülte olan hukuk fakültesinde öğrencililere uygulamalı eğitim ve staj imkanı tanınarak meslek hayatına geçişte öğrencilerin daha deneyimli ve hazırlıklı olmaları istenmektedir. İngilizce bilen hukukçular yetiştirmek adına seçmeli hazırlık sınıfı eğitimi sunulmaktadır. Ayrıca birçok Avrupa ülkesindeki hukuk fakülteleriyle Erasmus anlaşmaları vardır. Öğrencilerin mesleki ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacak çok sayıda sempozyum, konferans ve panel de üniversite bünyesinde gerçekleştirilmektedir. Yabancı Öğretim Üyeleri de Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Öğretim üyesi değişim programı çerçevesinde yurt dışından gelen yabancı öğretim üyeleri Melikşah Ü. Hukuk Fak.de pek çok ders vermiştir. Introducti-on to American Law ve American Civil Procedure Law dersleri Prof. Dr. Jeffrey E. Thomas tarafından; Europen Union Law dersi Almanya Lü-neburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jürgen W. Simon tarafından; Inter-national Human Rights Law dersi Doç. Dr. Rana Lehnardt tarafından; Contract Law dersi Lecturer Mark Lehnardt tarafından; Introduction to Turkish Law, European Union Law ve International Human Rights Law dersleri de Doç. Dr. Ferhad Mehdiyev tarafından verilmiştir. kontejyan ve burs: Tam burslu (12), %50 burslu (12), %25 burslu (24) öğrencilerle birlikte toplan kontejyan 120 kişidir. 2015-2016 yılı öğretim ücreti 22.420.00 TL dir. İlk 100 e giren öğrencilere aylık 2500 TL, 101-1000 arasındakilere 1250 TL, 1001-2000 arasındakilere 1000 TL ve 2001- 5000 arasındakilere 750 TL özel burs imkanı tanınmaktadır. Ayrıca not ortalamalarına göre öğrencilerin eğitim ücretlerinde indirimler de yapılmaktadır.

GENEL BİLGİLER Puan Türü: TM-3 Eğitim Dili: Türkçe İngilizce Hazırlık: Seçmeli Eğitim Süresi: 4 yıl

Kaynak: http://www.turkiyehukuk.org/meliksah-universitesi-hukuk-fakultesi/


20-) Usta Hukuk Bürosu Hizmete Açıldı. Kayseri`de, Avukat Uğur Usta İle Tuğba Çiçek`in Açtığı Usta Hukuk Bürosu Hizmete Girdi.